65 Yaşında Kuran’ın Türkçesini Okuyup Ateist Olmak

Uzun zamandır Bedük’ün ortağı olan Baldudak’ı göremiyoruz. 65 Yaşında Kuran’ın Türkçesini Okuyup Ateist Olmak ile ilgili bir reportaj izleyeceğiz. Reportajı Bedük yapmış. Bu amcamız 65 yaşına kadar dini bütün bir şekilde yaşamış, namaz kılıp ibadet etmiş.

65 yaşında Kuran’ın türkçesini okuyup anladıktan sonra ise Deist olmuş. Şimdi bu amcaya saldırmadan önce bilinmesi gerekenler var.

1- Allah kelimesi kökeni

Allah kelimesi, islamiyetten önce arap yarımadasında yaygın bir inanış olan çok tanrılı putperestlikteki tanrılardan, en kutlu sayılan Ay Tanrısı’ndan gelmektedir. “Al İlah / El İlah” daha sonra tek ilah olmuştur.

 

2- Selamın Aleyküm kelime kökeni

Selamun aleyküm’ün aslı ibranice “şalom aleküm”dür ve yahudiler tarafından en az 2500 yıldır kullanılır.

 

3- Muhammed ve Mustafa kelime kökeni

Aşağı yukarı 2200 – 2600 yıldır (yani islamdan çok önce) kullanılan bir isimdir. Şükür etmek, teşekkür etmek anlamına gelir. Henüz İslam yeryüzüne inmeden önce de kullanılan bir isimdi, İslam peygamberi de peygamber olmadan önce, yani müslüman değilen yine Muhammet diye anılıyordu. Mustafa ismi ise en az 2800 yıldır (yani islamdan çok çok öncesinden bu yana) araplar tarafından kullanılıyor.

 

4- Miraç kelime kökeni

Bilinen tarihe göre en az 3000 yıldır kullanılıyor. Anlamı yükseğe çıkmaktır. Aynı zamanda İslam ‘ın kutsal kitabı Kur-an’ı kerim’de yazan hikayenin aynısı, olduğu gibi 2600 yıl önce var olan Zerdüştlük dininde de bulunmaktadır. İncelemek için tıklayınız.

 

Şimdi biraz karşılaştırma yapalım.

 

İslam ile Zerdüştlük karşılaştırması.

1- Zerdüştlüğün ilahı Ahura Mazda herşeyden üstündür = Allah herşeyden üstündür.

2- Ölenler Cinvat köprüsünde özel bir sınavdan geçer = Ölenler sırat köprüsünde özel bir sınavdan geçer.

3- 30 – 40 yaşlarında peygamber oldu = 40 yaşında peygamber oldu.

4- Güneş veya ateş kıble alınır = Kabe Kıble alınır.

5- Zerdüşt miraca çıktı = Muhammed miraca çıktı.

6- Miraçta 5 vakit ibadet farz kılındı = Miraçta 5 vakit namaz farz kılındı.

7- Miraçta Vohumenah ve diğer melekler ile görüştü = Miraçta Cebrail ve diğer melekler ile görüştü.

8- Miraçta Ahura Mazda ile görüştü = Miraçta Allah ile görüştü.

 

Devam ediyoruz. Kelime kökenlerine baktık. Bugün bizim için kutsal kabul edilen kelimeler (Allah, Kuran, Muhammed, Miraç, Selamın Aleyküm vs.) İslam dininden çok önce de vardı, isimler de öyle. Bölye olunca biraz büyüsünü kaybediyor. Düşün ki müslüman olmayan bir putperest, adını Muhammed koyduğu helvadan yapılmış bir put’a tapıyor ve “Allah’ım bana bereket bahşeyle” diyor. Bunu arapça söylüyor. Arapça bilmediğimiz için / anlamını bilmediğimiz için etkileyici gelebilir ama herif fıstıklı helvaya tapıyor? Kelimeler aynı. Üstelik ne Muhammed doğmuş, ne kitap inmiş, çok çok eski bir tarihten bahsediyoruz.

Madem anlamını bilmiyoruz, biraz değiştirelim. Varsayalım kutsal din arap çöllerine değil zamanın İngiliz Krallığına indi. Neden olmasın? Allah’ın takdiri değilmi? Böyle de karar vermiş olabilirdi.

 

Şöyle dua edecektik: God, please forgive me (Bryan Adams’a selam olsun)

Müslüman olmak için şunu söylememiz gerekecekti: There is God. Muhammad is the messenger of God.

Şöyle salavat getirecektik: Prayer of God be upon him and his family and peace.

Tekbir getirirken şunu bağıracaktık: God is greater! God is greater!

 

Onlar gibi giyinip konuşmaya çalışacaktık, anadilimizin büyük çoğu ingilizce kelimelerden oluşacaktı, kültürümüz onlara benzeyecekti. Aynı şeyi Fransızca, Almanca, İspanyolca vs. için de düşünebilirsiniz. Bu bir peşin peşin kabullenme hali.

Peki Kur-an’da “siz anlayasınız diye Arapça indirdik” diyor. Anlıyormusun? Böyle dediğine göre önemli olan anlamak. Tekrar soralım, anlıyor musun? Eğer anlamıyorsan Kur-an amacına ulaşmamış demektir. O halde ya anadiline çevrilmiş halini okuyup anlayacaksın, ya da Arapça öğreneceksin.

Peki Arapça öğrenmek yeterli mi? Hayır değil çünkü Arapça yaşayan bir dil. Yaşayan (yani bir millet tarafından kullanılmakta olan) diller değişir ve gelişir. Burayı okuyorsan Türkçe biliyorsun. Peki 1500 yıl öncesine gitmeye gerek yok. 80 – 90 yıl önce Türkçe yazılmış olan metinleri anlayabiliyor musun? Mesela Atatürk’ün gençliğe hitabesini düşün. Kelimeler ne kadar yabancı değil mi? O dönem yabancı değildi, şimdi ise farklı geliyor ve anlamak zor. Çünkü Türkçe’de yaşayan bir dil. Bu yüzden Tıp’da, şu an yaşamamakta olan Latince tercih edilmiştir. Hastalıklar, teşhisler, ilaç isimleri vs. olduğu gibi latincedir. Bu yüzden değişmez, 100 yıl sonra da, 1500 yıl sonra da o ilacın adı değişmeyecek.

Peki Arapça? Çokdan değişti. Bugün eline kitabı alıp 1500 yıl (birazda kavmin yöresel lisanı ile) yazılmış bir kitabı eksiksiz anlaman mümkün değil!. Yapabileceğin en iyi şey, Türkçe’ye çevrilmiş olan tüm tasvirleri okumak / incelemek. İslam’ı anlamak adına yapılabilecek en iyi şey bu ve bunu yapanların büyük çoğu ateist veya deist oldu.

Ben yine de bunu yapmak yerine İslam’ın zamanın Almanya’sına indiğini hayal etmeyi tercih ediyorum.

 

Daş is hayne şaynen şlüfte!. Şayze!.

1 Comment
  1. Mehmet Ugur 8 ay ago

    La argümanlar pek cılız. Hatta çoluk çocuğa fısıldanacak seviyede değil.
    Bi de bilimislam falan…

    Allah’ım (bakınız Allah’ım diyorum) bana muhaliflerin akıllısını nasib et diye dua edesim geliyo..
    Ahmağını kim alırsa alsın..

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

© Copyright 1999 | Bilim İslam

or

Log in with your credentials

or    

Forgot your details?

or

Create Account