Ayna Nöronlar ve Empati

ayna nöronlar ve empati

Ayna Nöronlar ve Empati

Diğer insanların, hatta diğer canlıların duygularını anlamak, onlarla duygudaşlık kurabilmek ve sosyal iletişimimizi sağlıklı biçimde yürütebilmek için sahip olduğumuz en önemli yetenek, “digerkamlık” yahut “empati” olarak bildiğimiz yeteneğimizdir. Empatinin üç önemli aşaması vardır: önce gözlemleme sonucunda “o”nun gibi bakabilmek, sonra “o”nun gibi hissetmek ve düşünebilmek, son olarak da “o”na bunu ifade edebilmek.

Yüksek empati sahibi kişiler çok duygusaldırlar. Bu nedenle de karşılarındaki kişilerin acılarından daha çok etkilenirler. Örneğin, bu insanlar bir kitabı sadece okumazlar, onu yaşarlar.

Taklitçi hücreler

İnsan bedeninin ve beyninin empatide olduğu gibi keşfedilmesi gereken milyonlarca faaliyeti vardır. Gülmek, esnemek, ağlamak, karamsarlık, neşe, coşku, hüzün vb. gibi pek çok davranış ve duygu biçimi insanlar arasında kolayca yayılabilen ve taklit edilen duygulardır.

İnsan beyninin işlev gören kısmı nöronlardan oluşur ve bu nöronlar elektrikle çalışır. Her bir nöron elektrik atımlarıyla haberleşir. Bu atımlara “aksiyon potansiyeli” adını veriyoruz. Beynimizde bulunan yaklaşık yüz milyar sinir hücresinin çalışmasıyla açığa çıkan enerji çok yüksektir. “Beyin bu yüksek miktarda enerjiyi nasıl kullanıyor?” sorusuna cevap aramak için yapılan araştırmalar, bir kaç yıl yıl öncesine kadar bilinmeyen bir sistemin keşfedilmesini sağladı.

Ayna nöronların keşfi

İtalya’da Parma Üniversitesi’nden Giovanni Rizzolatti, Vittorio Gallese ve ekibi 1996’da, makak maymunun beyninin ön lobunda “ayna nöron” adını verdikleri değişik bir motor nöron hücresi keşfettiklerini duyurdular. Yakın zamana kadar, motor nöronların yalnızca salgı bezleri ve kas devinimlerini denetleyen uyarıları gönderen sinir hücreleri olduğu sanılırdı. Bilim insanlarının, maymunların fıstık alırkenki nöron aktivitelerini gözlemlediği bu araştırmada, bir gün maymunlar hareket etmeden dururken bir bilim insanı fıstıklara uzandı ve maymunun  nöronları sanki kendileri uzanıp alıyormuşçasına aynı aktiviteyi gerçekleştirdi. Bu durum şunu açıklığa kavuşturuyordu: Bir şeyi görmek ve bir şeyi yapmak aynı şeydi!

Biri katıla katıla gülerken kendimizi alamayıp gülmeye başlarız.  Çevremizde biri esnese çok geçmeden başka esneme sesleri ardı sıra dizilir. Bununla ilgili olarak, mutlu yüzlere bakanların yüz kaslarının, kızgın yüzlere bakanların ise kaş kaslarının görüntüleri ilk görme anını takip eden 700 milisaniye içinde kımıldadığını biliyoruz. İnsanın ayna nöron sistemi, maymunlardan farklı olarak sol yarı kürede ve özellikle dille bağlantılı Broca alanında yoğunlaşmış gibi gözüküyor.

Yeni araştırmalar

• Sürü psikolojisinin temel nedeninin ayna nöronlar olduğu konusunda iddialar vardır. Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Yard. Doç. Dr. Emre Özgen, bir konferansta Fransa Jean Nicod Enstitüsü öğretim üyesi Pierre Jacob’un ekip çalışmasına dayanarak, çete davranışları ve sürü psikolojisi gibi durumların altında yatan sebebin ayna nöronlar olduğunu belirtti.

• Ayna nöronlarla ilgili bir başka çarpıcı iddia, otizmli çocukların ayna nöron mekanizmasının arızalı olduğu yönündedir. Otizm, Yunanca autos (kendi) sözcüğünden geliyor. Otizmli çocuğun çektiği temel zorluklardan biri, metafor (eğretileme) ve metonim (düzdeğiştirmece) gibi söz oyunlarını anlayamamalarıdır. Örneğin, “Yumruğunu sık!” denildiğinde, çocuk bir eliyle yaptığı yumruğu öbür eliyle sıkıyor.

Empati, hayatımızın pek çok alanında doğru dozda kullanılması ve geliştirilmesi gereken bir yetenektir. Azlığında duyumsamazlık, egoizm, iletişim sorunları, otizm, vicdansızlık, utanmazlık gibi hiç de istenmeyen negatif psikolojik olgulara neden olur. Gereğinden fazla ve tek taraflı kullanıldığında kişisel başarısızlık, yalnızlık, mutsuzluk gibi duygularla yaşamaya mahkum eder. Dozunda kullanılıp geliştirildiğinde başarı ve çekicilik getiren bir sürü yeteneğe sahip olmayı sağlar. Empati hemen her ilişkide hüküm sürer. En güzel aşklar empatinin gelişmesiyle zirveye çıkar ve uzun süre yaşar. Empatisiz ya da tek taraflı empatinin olduğu aşkın en tutkulusu bile bitmeye mahkumdur. Empati olmadan aslında oyun bile oynayamayız. Sanatçı kurduğu empati yoluyla yapıtını ortaya koyar ve izleyen bu yapıtla kurduğu empati yoluyla baştaki yaşanmışı yaşar. Utanç, mahcubiyet, haysiyet, şeref duyumlarının ardında da empati vardır. Belki en çarpıcı olanı, kendimizde bir başkasını yaşatarak, bu bölünmenin aynı konuda karşıt duygular yaşamamıza yol açmasıyla, vicdan dediğimiz duygulanımı olanaklı kılmasıdır.

1 Comment
  1. Ahmet öztürk 7 ay ago

    Hep düşünürüm: Yunan anne-babadan dogup o cevrede büyüseydim, iyi bir Yunan milliyetçisi olurdum. Demekki milliyetçiliğin bilinçle hiçbir ilgisi yok. Bu empati midir sizce?
    Niçin onlardan nefret edip, kendimizle gurur duyuyoruz Oysa onlar da bizim gibi insanlar.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

© Copyright 1999 | Bilim İslam

or

Log in with your credentials

or    

Forgot your details?

or

Create Account