Miraç Masalı ve Müslümanlar

miraç masalı ve müslümanlar

Merhaba sevgili inananlar ve inanmayanlar,

Bugün, müslümanlar tarafından çok kutsal bir olay zannedilen ve anlatılan masallara inanarak büyük bir maneviyat içerisinde ilahiler söylenerek, dualar edilerek gözyaşları içerisinde anılan Miraç olayından bahsetmek istiyorum.

Sözü çok fazla uzatmadan Miraç Masalının en keskin yerinden başlayalım.

Miraç ile alakalı olarak Kuranda geçen olay şu şekildedir; Peygamber, Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e götürülür. Bunun adı ‘Gece Yürüyüşü’ anlamına gelen ‘İsra’dır.

İsra suresinde ‘Gece Yürüyüşü’ böyle anlatılır;

İsrâ Suresi 1.Ayet:

Âyetlerimizi göstermek için, kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürüten Allah, Sübhan’dır (bütün noksanlıklardan münezzehtir). Muhakkak ki O, en iyi işiten, en iyi görendir.

1.Ayette herhangi bir şekilde Muhammed’in adı geçmiyor, sadece kul diyor ve diğer peygamber sıfatı ile adlandırılanlardan da kul diye bahsedildiğine göre kim olduğunu anlamak için devamına bakalım;

İsrâ Suresi 2.Ayet:

Ve Musa (A.S)’a kitap verdik. Ve O’nu, “Benden (Allah’tan) başkasını vekil edinmeyin (tevekkül etmeyin).” diye İsrailoğullarına hidayetçi kıldık.

Gördüğünüz gibi 2.Ayet bir öncekinin devamı niteliğinde ve yürütülen kul Muhammed değil Musa’dır.

Şimdi Hadisler de anlatılan ve günümüzde müslümanlar tarafından bilinçsizce kutlanan Miraç olayının bilim-kurgu’da zirve yaptığı bölümüne bir göz atalım;

Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühanı binti Ebi Talib’in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adli bineğe bindirilerek Beytü’l-Makdis’e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü’l-Makdis’te kurulan bir Miraç’la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü’l-Münteha’ya kadar sürdü. Cebrail, “Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım” diyerek Sidretü’l Münteha’da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennet’e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farz kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü’l-Münteha’ya, oradan Burak’la Kudüs’e, oradan da Mekke’ye döndürüldü.

Yukarıda anlatmış olduğum ve aslında Miraç olayının temelini oluşturan bu masal sadece hadislere dayanmaktadır. Bu masalın da haricinde Fantastik,Bilim-Kurgu tadında anlatılan Muhammed’in Allah ile tanışma safhası da vardır ki Christopher Nolan filmleri bile yanında sönük kalır;

“Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu; öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.” (Hanbel, 5/243)

“Sonra bana, her günde elli vakit olmak üzere namaz farz kılındı. Oradan geri döndüm. Hz. Musa aleyhisselam’a uğradım. Bana: “Ne ile emrolundun?” dedi. “Gece ve gündüzde elli vakit namazla!” dedim. “Ümmetin, her gün elli vakit namaza muktedir olamaz. Vallahi ben, senden önce insanları tecrübe ettim. Beni İsrail’e muamelelerin en şiddetlisini uyguladım (muvaffak olamadım). Sen çabuk Rabbine dön, bunda ümmetin için pazarlık yap” dedi. Ben de hemen döndüm (hafifletme istedim, Rabbim) benden on vakit namaz indirdi. Musa aleyhisselam’a tekrar uğradım. Yine: “Ne ile emrolundum ?” dedi. “Benden on vakit namazı kaldırdı!” dedim. “Rabbine dön! Ümmetin için daha da azaltmasını iste!” dedi.

Ben döndüm. Rabbim benden on vakit daha kaldırdı. Dönüşte yine Musa aleyhisselam’a uğradım. Aynı şeyi söyledi. Ben, beş vakitle emrolunmama kadar bu şekilde Musa ile Rabbim arasında gidip gelmeye devam ettim. Bu sonuncu defa da Musa’ya uğradım. Yine: “Ne ile emredildin ?” dedi. “Her gün beş vakit namazla!” dedim. “Senin ümmetin her gün beş vakit namaza da takat getiremez. Rabbine dön, hafifletme talep et!” dedi. “Rabbimden çok istedim. Artık utanıyorum, daha da hafifletmesini isteyemem! Ben beş vakte razıyım. Allah’ın emrine teslim oluyorum!” dedim. Musa aleyhisselam’ı geçer geçmez bir münadi (Allah adına) nida etti: “Farzını kesinleştirdim, kullarımdan hafiflettim de!” (Buhari, Bed’ü’l-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakıbu’l-Ensar 42; Müslim, İman 264 (164); Tirmizi, Tefsir)

Sanırım Miraç Masalı ile ilgili bu kadar bilgi yeterli olacaktır.

Açıklamakta zorlandığı bir durumla karşı karşıya kaldığında hadisleri reddeden ama gözyaşları içerisinde Miraç kutlayan tüm müslümanların Miraç Kandili Kutlu Olsun..

Saygılarımla..

Poyraz BULUT

2 Comments
  1. Leyla Çoruh 9 ay ago

    Bunu bilmiyordum. Bu gerçek olabilir mi? Kaynak belirtebilirmisiniz?

  2. Isa Işıldar 9 ay ago

    Bu doğru arkadaşlar. Miraç konusu bir çok ilahi ve ilahi olmayan dinde var. Tamamı İslam’dan önceki dinler. Mesela bir çok arap devleti miraç ve kandil kutlamaz çünkü inanmazlar.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

© Copyright 1999 | Bilim İslam

or

Log in with your credentials

or    

Forgot your details?

or

Create Account