Nuh’un Transatlantik’i

Selamlar. Ben sözde “Allahsızlığı Yayma Kürsüsü Genel Başkanı Virgin Mary”

Efsaneye göre yaratıcı “Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım, çünkü onları yarattığıma pişman oldum.” demiş. Hatalı üretilen bir ürünün piyasadan toplatılması gibi düşünebiliriz. Ancak Nuh peygamber, onlara bir şans daha verilmesini teklif eder. Teklifi kabul olunur. Noah’s Seçme ve Yerleştirme Merkezi Arşivi‘nden bu yolculuğa iştirak eden hayvanların kendi ağızından düşünceleri şöyle:

Tardigrad: Çok yer kaplamayacağımız için eşimi, çocuklarımı, yeğenlerimi ve annemi yanıma alıp gittim. Kapıdan siktir çektiler.

Penguen: Biz gemiye ulaşmak için yolculuktan iki yıl önce yola çıktık, kutuplardan aşağı indik ve gemiye ulaştık. Yolda dağa tırmanan Kenan‘ı gördük. Tufandan sonra tekrar kutuplara çıktık.

Aslan: Eşim ve benim kaldığım kafesin hemen yanındaki kafeste körpecik ceylan çifti (butları leziz görünüyordu) vardı ancak bize yemek olarak sabah akşam aşure dayadılar.

Tahtakurusu: Gemi tahtadan olduğu için beni ve eşimi almak istemediler ancak sonra gemiyi yemeyeceğimize söz verdik ve hayatta kaldık.

Tavşan: Cennet gibi bir yerdi. Seks filikası diyebiliriz. Eşim ve ben de boş durmadık elbet. Ancak içerde sıkı yönetim vardı, yavrularımızdan 2 tanesini ayırıp gerisini gözümüzün önünde sote yaptılar. Yedikten sonra geğirdiler.

Ağaçkakan: Tahtakurusu arkadaşlar ile aynı sebepten dolayı bizi de gemiye almak istemediler ancak biz kaçak bindik. Evet yol boyunca tahtaları “kak”tık.

Kanguru: Bize yolculuktan önce servis gönderirler ve alırlar diye düşünmüştük ancak öyle olmadı. Avustralya’dan yola çıktık, gemiye ulaşmamız 6 yıl sürdü. Tufandan sonra Avustralya’ya dönmek için tekrar servis istedik, siktirgit dediler, kendi çabalarımızla tekrar vatanımıza ulaştık.

Babun: Biz Afrika’dan geldik. Haber göndermişler, gemiye ulaşmak içün önce Zürafa’ya sonra Balina’ya bindik.

Gonore Bakterisi: Ben insanlık tarihinden daha yaşlıyım. Bu yüzden başvurular başladığında genç arkadaşlar saygısından dolayı bana haber verdi. Ancak gemiye, insana zarar verecek hastalık / bakteri almıyorlarmış. Gizlice bindim a.q

Tenya: Sanırım en şanslı olan bendim. Nuh’un götünde, bağırsaklarında seyahat ettim. Sıcacık, ohh miss.

Koala: Kıçımı kaldıracak halim yok. Kimse kusura bakmasın, bu ağaçtan yandakine geçmeye üşeniyorken Avustralya’dan kalkıp dünyanın öbür ucuna eşimle seyahat edemem dedim. Tavsiye üzerine eşimle birlikte Kangrunun göt cebine girdik. Gemiye bu şekilde ulaştık. Memlekete geri dönerken de aynı şekilde döndük.

Kene: Benim için “gemiye alınmasın” diye kesin emir çıkarmışlar. Zoruma gitti. Kırım’dan Kongo’ya kadar nam salmış, karizmatik bir hayvanı nasıl almazlar? Aslanın kuyruğuna yapışıp öyle girdim içeri. Gemide bir kaç hayvanın benim yüzümden öldüğü söyleniyor. Tohumuna para mı saydım?

Panda: Biz gemiye gitmedik, gemi bize geldi. Eşimi ve beni aldı. Tufandan sonra tekrar yurdumuza bıraktı.

 

 

whatta hell is this

Anlatılan mit’e göre aşağı yukarı böyle gerçekleşmiş olmalı. Eğer tüm dünyayı etkisine alacak büyüklükte bir Tufan ise ve anlatıldığı gibi her canlıdan birer (bazılarından yedişer) çift alındıysa geminin minimum kütle ağırlığı için aşağıdaki gibi bir tablo çıkıyor.

ağırlık

 

Nuh Tufanı, Sümer mitolojisine kadar dayanmaktadır. Ziusudra’dır “Nuh”un asıl adı. Babilonya Efsanesi, Hititler, İsrail Oğulları (ilk ahit) vs. bir çok inanışta geçer. Ancak yazılı tarih ve bilim sayesinde, diğer tüm dinlerde olduğu gibi bunun da bir abartma olduğu anlaşılmıştır. Bunu test etmek ise oldukca kolay. Farklı eğitime / kültüre sahip bir kaç arkadaşını yanyana koyup kulaktan kulağa oyununu oyna bakalım. Söylediğin cümle ne kadar deforme olacak? İşte bu yüzden efsaneler değil yazılı tarih ve bilim referans alınır.

Peki abartma ise işin gerçeği nedir? Bununla ilgili çeşitli teoriler var. Bunlardan biri; 6000 yıl önce İstanbul boğazının açılmasıyla, Akdeniz’in suyunu Karadeniz’e boşaltması sonucunda, Karadeniz’in su seviyesi 150-200 metre daha yükselmiş, kıyıda yaşayan halkın bir kısmı mezopotamya’ya göçmüş, Tufan efsanesini beraberlerinde götürmüştür. Başka bir inanışa göre; buzulların erimesiyle, Dicle-Fırat nehirlerinin su seviyeleri yükselmiş, yağmurun etkisiyle de, tüm Mezopotamya ovasını sular kaplamış, Tufan sona erdiğinde, sadece o bölgede yeni bir dönem başlamıştır. Nuh tufanı olarak adlandırılmasa bile tarihte dünyanın büyük bir kısmını sular altında bırakan bir Tufan olmuştur ve bu Tufandan esinlenilerek bir çok efsane oluşmuştur. Birçok dinde ve milletin tarihinde bundan bahsedilir. Ancak yeryüzündeki tüm canlıları 300 arşın (maksimum 186 metre) büyüklüğünde bir gemide istihdam edildiğine inanmak çılgınlıktır.

Muhafazakarlar, Kökten Dinciler, Orhan Pamuk Akıllı Olsun’cular, Milliyetçiler ve söylediklerimden dolayı kafamı kesmek isteyenler için Soner Arıca’dan geliyor: Hadi beni öldür beni unuuut

Bu hafta Nuh’u hallettik. Gelecek hafta Musa efsanesine değiniriz zaar.

bence komik değil

7 Comments
  1. Beanu’in profil fotoğrafı
    Beanu 2 sene ago

    Kafamda deli sorular

  2. huseyin öztürk 2 sene ago

    kurandaki tufanlar ve helak olmalar, nuh, lut kavmi vs sosyal patlamalarla ilgilidir allah tarafından doğa üstü olaylar değildir.
    dinler kulların allaha ibadeti olarak anlatıldığı için sürekli allah tarafından bir bela musibet gelirmiş gibi anlatılıyor yanlış olan bu
    dinler farklı formatta algılanmalı sosyal devlet-adalet zaten kuran baştan sona genel manada bunu anlatır
    din bambaşka bir alan sosyalizm dir din ne ateizm nede klasik din anlatımları allahı anlamamaktadır esasında yanlış din anlatımlarıdır ateizmin nedeni. din sosyalizmdir allahın kullardan kendine beklentisi yoktur kulların birbirlerine haksızlık yapmamasını anlatır kuranıkerim

    • Beanu’in profil fotoğrafı
      Beanu 2 sene ago

      bir yanda “çalışanın emeğinin hakkını teri soğumadan teslim ediniz” diyen peygamber diğer yanda … neyse. çelişkiler çelişkiler…

  3. Serpil 2 sene ago

    Diyaloglara çok güldüm 🙂 güzel bir paylaşım olmuş. Hz Musa’yı bekliyoruz.

  4. Bir eleştirmen 1 sene ago

    Kendini zeki ve ilerici göstermek için düşünmeden din orijinli bir düşünceyi eleştirdiğini zanneden ikinci sınıf bir yazı olmuş. Nuh peygamber döneminde yeryüzü tek kıtadan oluşuyor ve o zamanda türler arası başkalaşım ve çeşitlenme henüz az olduğu düşünülürse gayet mantıklı bir olay nuh tufanı.

  5. fahri özden 1 sene ago

    Nuh tufanı bölgeseldir. Tüm hayvan efsanesi eski kavimlere aittir. Kuran efsaneye dönüşmüş eski olayları yalnızca düzeltir. Üzerinde durmaz. Nuha yalnızca evcil hayvanlarını almıştır. Bunda da anlaşılmayacak bir durum yoktur. Varlık sorunu; bütün bu mükemmel evrenin boşu boşuna var olması mümkün değildir. İzahı olmayan mesele kuranda yoktur. Rivayetlerde değil.

  6. Hüseyin Öztürk’in profil fotoğrafı
    Hüseyin Öztürk 1 sene ago

    nuh tufanı ile igili ayetlere dikkatli bakıldığında şu var tufan koptuktan sonra oğluna gel gemiye diyor oda yüksek tepelere çıkacağını kurtulacağını söylüyor. ayetlerdeki parantezi içi kısımlar yorumdur cudi vs lere takılmayın hatta gemi yapım süreçlerinede burdada nuhun halkı aydınlatmasını eleştirilerdir
    yani tufan koptuktan sonra gel gemiye diyebilmesi zor ihtimal çünkü oğlunun yüksek tepelere ulaşabileceğini ummasıda zor ihtimal,tüm bunlardan nuhun sosyalist bir direniş devrim oğlununda devrime katılma yönünde oğlununda karşı tarafta yüksek makamlar vadi ile yüksek mevkiler çıkış anlamalıyız
    allahın halkları cezalandırıcı helak edici söylemleri sosyal patlamalarla ilgilidir egemenlerin sosyalpatlamalarla yıkılışlarıdır oğlununda yıklacak helak olacak bir sistemde yer almamasını söylemektedir diye anlıyorum sömürü düzeninde değil sömürtmeme düzeninde yer al diyor oğluna

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

© Copyright 1999 | Bilim İslam

or

Log in with your credentials

or    

Forgot your details?

or

Create Account