Tanrı Hipotezi ‘ni Destekleyecek Varsayımsal Gözlemler

Tanrıya inanmayanlar olarak bizler, Tanrıya inanan topluluk tarafından sürekli baskı ve tehdit altında fikirlerimizi belirtmek durumunda kalıyoruz ki bunun karşılığında aldığımız en olumlu cevap; ‘Tanrının sayısız mucizesi var, nasıl görmezsin ?!’ şeklinde oluyor. Şunu açıkça söylemeliyim ki; ben ‘Kesinlikle bir Tanrı tarafından gerçekleştirilmiş olabilir’ diyebileceğim herhangi bir mucize ile karşılaşmadım. Hatta herhangi bir mucize ile karşılaşmadım. Nitekim ‘Kutsal Kitap’ adı altında insanlara dayatılmış olan, insan eli ile yazılmış ve tamamen insanî düşünceler barındıran sözde ‘Tanrı Sözü’ olan kutsal kitaplarda bahsedilen 1000 yıllık mucize masalları haricinde herhangi bir mucizeye de şahit olmuş herhangi biri yoktur. Bu bağlamda düşünecek olursak, biz Ateistlerin Tanrı Hipotezine daha olumlu ve mantıksal yaklaşmamızı sağlayabilecek olan mucizelere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum ve sözü daha fazla uzatmadan Victor STENGER’in ‘Tanrı Hipotezini Destekleyecek Varsayımsal Gözlemler’ listesini sizinle paylaşıyorum.

  1. Tamamen doğal süreçlerin evreni oluşturmak için yetersiz olduğu kanıtlanabilirdi. Mesela evrenin ölçülen kütle yoğunluğu, evrenin tam da sıfır enerji (bunun hiçliğin enerjisi olduğunu varsayıyoruz) konumundan başlaması için gerekli olan değerde çıkmayabilirdi. Bu, evrenin oluşması için enerji korunumunun ihlal edilmesinin yani bir mucizenin gerekli olduğu anlamına gelirdi.
  2. Tamamen doğal süreçlerin evrendeki düzeni oluşturmak için yetersiz olduğu kanıtlanabilirdi. Mesela evrenin genişlemediğini ve bir gök kubbe (İncil’de ifade edildiği gibi) olduğunu düşünün. Termodinamiğin 2. kanunu evrenin geçmişte hep olabilecek maksimum değerinden daha düşük entropiye sahip olmasını gerektirecekti. Bu durumda eğer evrenin bir başlangıcı varsa, bu başlangıç dışardan empoze edilmiş bir düzen olmalıydı. Evrenin başlangıcı olmasa bile yani geçmişte sonuza kadar gidiyor olsa bile yine de devamlı artan düzenin kaynağını açıklamamız gerekirdi. [Burada kullanılan “firmanent” kelimesi Kuran’daki “sema” yani gök ile aynı anlamdadır. -dv]
  3. Tamamen doğal süreçlerin Dünya’nın kompleks yapısını oluşturmak için yetersiz olduğu kanıtlanabilirdi. Mesela Dünya’nın yaşının evrim için çok kısa olduğu ortaya çıkabilirdi. Basit şüreçlerin kompleks yapılar oluşturamayabilirdi.
  4. Evrimi yanlışlayan kanıtlar bulunabilirdi. Fosiller evrimle izah edilemeyecek şekilde tarihsel sıralanıştan yoksun olabilirdi. Canlıların tamamı aynı genetik şemaya dayanmayabilirdi. Geçiş türleri gözlemlenmeyebilirdi.
  5. İnsan hafızası ve düşünceleri bilinen fiziksel süreçlerle mantıklı bir şekilde açıklanamayan deliller sunabilirdi. Bilim zihnin fiziksel olarak mantıklı bir şekilde açıklanamayan sıradışı güçlerinin varlığını belirleyebilirdi. Bilim sonraki yaşamla ilgili tatmin edici deliller ortaya çıkarabilirdi. Mesela öldüğü kesinleşmiş birinin bilmesi mümkün olmayan ve daha sonradan doğruluğu ortaya çıkan bazı bilgilerle birlikte yaşama dönebilirdi. [Bunun teolojik bir temeli olup olmaması önemli değil. Bunlar olabilecek ve olduğu takdirde Tanrı hipotezine destek sağlayacak şeylerdir. -dv]
  6. Vahiy ile elde edilen bilgilerin doğrulanmasıyla fiziksel olmayan bir haberleşme kanalının varlığı deneysel olarak onaylanmış olurdu. Mesela bir insan Tanrı’dan aldığı vahiy ile Dünya’nın sonunun tam tarihi öğrenebilir ve daha sonra bu olay gerçekleşebilir. [Burada anlatılmak istenen şey normal olarak sahip olunması mümkün olmayan bilgilerin vahiy ile elde edilmesinin Tanrı hipotezine destek sağlayacağıdır. -dv]
  7. Dini metinlerdeki mucizevi olayların ve anlatılan hikayelerin doğruluğunu gösteren fiziksel ve tarihsel deliller elde edilebilirdi.
  8. Boşluğun mutlak olarak dengeli (stabil) olduğu ve böylece hiçbir şeyden ziyade birşeylerin varolması için bazı aksiyonların olması gerektiği ortaya çıkabilirdi.
  9. Evrenin insan yaşamı için çok uygun olduğu ve böylece insan yaşamı temel alınarak yaratılmış olması gerektiği sonucuna varılabilirdi. İnsanlar kıtalar arasında dolaşır gibi gezegenler arasında dolaşabiliyor ve diğer tüm gezegenlerde yaşam desteği için birşeye ihtiyaç duymaksınız yaşayabiliyor olabilirdi.
  10. Doğa olayları nötral matematiksel kanunlardan ziyade bazı ahlaki kurallara uyuyor olabilirdi. Mesela yıldırımlar genelde kötü, ahlaksız insanları çarpıyor; kötü davranışlar sergileyen insanlar daha sık hasta oluyor; rahibeler uçak kazalarından sağ kurtuluyor olabilirdi.
  11. İnananlar inanmayanlara göre daha yüksek ahlakı değerlere ve bazı diğer ölçülebilir üstün değerlere sahip olabilirdi. Mesela hapisler ateistlerle doluyken inananlar mutlu, refah içinde sevgi dolu aileleriyle yaşıyor olabilirdi.

Yukarıda belirtmiş olduğum varsayımsal gözlemlerin hiç biri gerçekleşmediğine göre bir mucize beklentisi içerisinde olmak, açıklanabilir düzeyde olan veya henüz açıklanamamış olan olaylara ve olgulara ‘Tanrı Mucizesi’ kıskacında bilimi reddederek inanç sarsıntısı yaşamamak adına hayali varlıklara inanmayı sürdürmek, insan doğasına yapılmış olan en büyük ihanettir.

İçerisinde bulunduğunuz ihanetin birgün son bulması dileğiyle..

Saygılarımla.

Poyraz BULUT

6 Comments
  1. ’in profil fotoğrafı
    Mustafa Kazım Göktaş 2 sene ago

    Bir yazı yazmaya çalıştım tanrı bilinebilir mi diye okur musun acaba?

    • Yargo’in profil fotoğrafı
      Yargo 2 sene ago

      Selamlar. Yayınlanmış. Eline sağlık gayet iyi.

  2. Özlem Bilge’in profil fotoğrafı
    Özlem Bilge 2 sene ago

    yazınızı okudum ve 11. maddeyi okuyunca irkilmedim ve dünya siyasetini, günümüzdeki tecavüzcüleri, kadına şiddet uygulayan zavallıları düşünmekten kendimi alamadım diyemiyorum malesef

  3. Hüseyin Öztürk’in profil fotoğrafı
    Hüseyin Öztürk 2 sene ago

    ateistlerle dincilerin tek ortak buluşma noktası dinciler çıkar ve egemenlik kurmak için fıtratı öne sürer, ateistlerde mucize arar aslında mustafa göktaşın yazısı bu bağlamda aydınlatıcı ve güzel ,çünkü tanrı kavramını gerek dinciler gerekse ateistler yanlış değerlendiriyor. tabiki kendi görüşüm
    kurandaki sudan çamurdan yaradılışı eko sistemi anlatır su ve toprak nem baktari ve devamında canlılar oluşur evrimleşme dine uygundur
    modren hukuk ile kutsal kitapların mesajları ortaktır modern hukuk ve bilim gelişmemişken bile kutsal kitaplar bu mesajları vermiştir islamı 4 halife sonrasını inen din olarak göremeyiz ben görmüyorum ve bunu görmemek beni dinsiz yapmaz bilakis daha dindar görüyorum kendimi hiç ibadet yapmıyorum gerekte yok tanrının böyle beklentisi yok
    firavunluk dönemi ve musanın gelişi ve sonrasının isaya kadarki kısmında bir düzelme yokmu musa öncesi adeta keramet beklenen ama sadece bencilliğine çalışan çalıştıran hükümdarlar,firavunlar musa sonrası isaya kadar en azından yerleşik köylüler vs görüyruz tarih filmlerinde az çok uygun çekiliyordur herhalde
    tanrının hiçbir zaman mucizesi olmamıştır nuh tufanları filan yoktur nuhun gemisi nuhun allah tarafından mesajlarıdır burda mecazi anlam vardır

  4. Poyraz Bulut’in profil fotoğrafı Author
    Poyraz Bulut 2 sene ago

    Hüseyin Bey, gerçekleşmeyen mucizeleri günümüz şartlarına ve mantığa uygun hale getirmeye çalışmak ve aslında orada anlatılan şey, bu değil şu olacak diyerek yeni bir kalıba sokmaya çalışmak; Koşulsuz inancın tatminsel yansımalarından öteye gitmeyecektir.
    Saygılarımla..

  5. hüseyin öztürk 2 sene ago

    hiç ilgisi yok din denilince gizemli sufi ibadete dayalı bir sistem akla geldiğinden anlaşılmak zor gelebilir sosyalizmi din olarak düşünüyorum daha pek çok kişininde olduğunu biliyorum
    esasında dincilerin din şekli dayatması gibi bir durum dayatmış oluyorsunuz. red ettiğimiz kabul etmediğimiz bir din anlayışının olumsuzluklarınıda tanrı var dediğimizden o halde bunlarıda kabul edin diyorsunuzki buda dincilerin 32 farz 54 farz dayatmasından farksız
    sömürende sömürüye karşı gelende din eksenli hareket etmiş karşı gelenlerinki kısa sürede bitmiş 4 halife sonrası tekrar peygamber öncesine dönülmüş. bu görüşdeyim
    atezmin önermeleri ile dinciliğin önermeleri farksız,
    ateizm eko sistemin işleyişini insanlar arasına uyguluyor insanlar arasında otobur,etobur oluşturuyor dincilerde buna fıtrat diyorlar fark yok
    ateizm insanlığı insaniyetliği vicdanı öne sürerek insanlar arasında bir sosyal denge tuturmaya çalışsalarda buda eşitlik prensibine aykırı bu şefkata muhtaç ve şefkat dağıtanı yaratır bunu red etmiyeceğinizi düşünüyorum zira geçmişte pek çok ateistle fikir jimnastiği yaptım
    geyik otla besleniyor aslanda geyikle aslanla insan niye plajda güneşlenmiyor gibi görsellerde göndermişti eğer bu sinsileyi insanlar arasında uygulanığında güçlü güçsüzü dövsün elindekini alsın sonucu çıkar ve bu yollada hiçbir zaman hukuk oluşamazdı
    kutsal kitapların içeriği hukukun temellerini oluşturduğunu düşünüyorum ve dinler sosyalizmdir. devrmilerde sosyalisttir ve günümüz hukukunun teellerini oluşturur
    ben ateizm le hukuku bağdaştıramıyorum egemen insanlar görüyorum merhamet dağıtan burdanda anlaşılacağı gibi özde ateistler kötü değil ancak sistemleri yok. saygılarımla

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

© Copyright 1999 | Bilim İslam

or

Log in with your credentials

or    

Forgot your details?

or

Create Account